ABD Başkanı Donald Trump, 22 Eylül 2026 tarihinde New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Küba’yı “başarısız bir devlet” olarak nitelendirdi. Trump’ın “özgürlük Küba’ya gelecek” sözleri üzerine Küba heyeti, protesto amacıyla Genel Kurul salonunu terk etti. Bu olay, dünya liderlerinin bir araya geldiği zirvede gergin anlara sahne oldu.
Başkan Trump, konuşmasında ABD’nin Küba’da “köklü bir değişim” arayışında olduğunu belirtti. Komünist yönetimin şimdiye kadarki en büyük baskıyla karşı karşıya olduğunu savunan Trump, ülkeyi “başarısız bir devlet” olarak tanımladı ve “düşecek” öngörüsünde bulundu. Bu ifadeler, Washington’ın Havana yönetimine yönelik tutumunu bir kez daha ortaya koydu.
Trump, sözlerini “Komünizm ABD’ye asla gelmeyecek ama özgürlük Küba’ya gelecek” şeklinde sürdürdü. Bu açıklamalar, Küba yönetimine yönelik doğrudan bir meydan okuma olarak yorumlandı. ABD Başkanı, Küba’daki siyasi sistemi hedef alarak uluslararası platformda dikkat çekti.
Donald Trump’ın Küba’ya yönelik bu sert ifadeleri, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda bulunan Küba heyeti arasında büyük rahatsızlık yarattı. Trump’ın sözleri henüz bitmeden, Küba delegasyonu toplu halde salonu terk etme kararı aldı. Heyetin salonu boşaltması, zirvedeki tansiyonu gözle görülür şekilde artırdı ve uluslararası kamuoyunda yankı buldu.
Olay, BM Genel Kurulu’nun önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Küba heyetinin bu protestosu, ABD’nin Küba politikalarına karşı uluslararası düzeyde bir tepki olarak kayıtlara geçti. Küba hükümeti yetkilileri, Trump’ın açıklamalarını “saygısız” ve “provokatif” olarak değerlendirdi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]