Nablus’un güneyindeki Karyut beldesinde, fanatik İsrailliler Filistinli bedevi topluluğuna ait evleri ele geçirmeye başladı. Aylar süren saldırı ve baskılar sonucu bölgeden ayrılmak zorunda kalan topluluğun evleri, onarım ve yerleşim için hazır hale getiriliyor. Filistinli aktivistler, bu durumu Batı Şeria’daki gasplarda “tehlikeli bir aşama” olarak değerlendiriyor.
İsrail’in gasplarına karşı faaliyet gösteren Filistinli aktivist Beşşar el-Karyuti, ele geçirilen evlerin Karyut beldesindeki Filistinlilerin konutlarına sadece birkaç metre uzaklıkta bulunduğunu belirtti. Karyuti, onarılan ve boyanan evlerin İsraillilerin Filistin mahallelerinin içine kadar ilerleyeceği endişesini artırdığını ifade etti.
Karyuti, yaşanan gelişmenin artık sadece hayvancılık noktaları kurmak veya tarım arazilerine el koymakla sınırlı olmadığını vurguladı. Nablus’un güneyindeki Karyut, Calud, Telfit ve Kusra beldelerinde “ev yerleşimciliği” olarak adlandırdığı yeni bir döneme girildiğini belirtti. Bu durum, Filistinlilerin yaşam alanlarını doğrudan hedef alıyor.
Bedevi topluluğunun aylar süren saldırı ve baskılara maruz kaldığını anlatan Karyuti, Filistinlilere yönelik saldırıların yanı sıra mallarının çalındığını ve bölgeye giden yolların kapatıldığını aktardı. Bu baskılar sonucunda bölge sakinleri ayrılmak zorunda kalırken, boşalan evler ele geçirildi.
Karyut’un “Şilo” yerleşimi yakınında bulunduğuna dikkat çeken Karyuti, çevrede çok sayıda İsrail yerleşimi ve kaçak nokta olduğunu belirtti. Bölgedeki gaspları Avihay Swisa isimli aşırı sağcı bir İsraillinin yönettiğini iddia etti.
Karyuti, Swisa’ya uluslararası yaptırımlar uygulanmasına rağmen İsrail hükümetinin kendisine destek sağladığını savundu. Bölgede aylardır artan gasplar yaşanırken, “topraklara el koymaktan Filistinlilerin evlerini ele geçirmeye geçtiler” değerlendirmesinde bulundu.
Bölgede çiftçilik yapan Eyser Muin, yaklaşık bir buçuk yıl önce hayvancılık amacıyla bir nokta kuran bir İsraillinin önce tarım arazilerini ele geçirmeye başladığını söyledi. Söz konusu kişinin zamanla bedevi topluluğunun yaşadığı alana doğru genişlediğini aktardı. Muin, sahiplerini zorla yerinden ettikten sonra baraka ve çadırlara el koyduğunu belirtti.
Muin, ele geçirilen yapıların temizlenip beyaza boyanarak yaşama hazırlandığını ve bölgedeki insanların her gün tehdit edilmeye devam ettiğini ekledi. Kendisinin de “Burada sana hiçbir şey bırakmayacağım. Gerekirse her şeyi buldozerlerle kaldıracağım” sözleriyle tehdit edildiğini anlattı.
Tek geçim kaynağının hayvancılık ve tarım olduğunu belirten Muin, İsraillilerin bölgedeki ilerleyişinin geçimini doğrudan etkilediğini ifade etti. “Daha önce karşılaşmadığımız yeni bir aşamaya girdik” diyen Muin, araziler arasında yollar açıldığını ve sınır tellerinin kaldırıldığını kaydetti.
Bedevi topluluğunun evlerinin ele geçirilmesinin ardından şimdi beldedeki Filistinlilerin konutlarına doğru ilerlediklerini söyleyen Muin, “Bu durum devam ederse beldenin içine kadar ulaşmalarından endişe ediyoruz” dedi. Muin, “Ancak biz toprağımızda kalacağız ve tehditler ne olursa olsun ayrılmayacağız” ifadeleriyle kararlılıklarını dile getirdi.
Yaklaşık 22 bin dönüm araziye sahip Karyut beldesinin son yıllarda topraklarının büyük bölümünü kaybettiği belirtiliyor. Filistinlilerin elinde konutların da bulunduğu yaklaşık 400 dönümlük alanın kaldığı ifade edildi. Kaçak noktalar, İsraillilerin Batı Şeria’daki yayılmasının başlıca araçlarından biri haline geldi.
Bu noktalar aracılığıyla önce mera ve tarım arazileri kontrol altına alınıyor. Ardından söz konusu alanlar kalıcı yerleşim noktalarına dönüştürülerek Filistinlilerin yaşam alanları pahasına genişletiliyor.
İşgal altındaki Batı Şeria’da 2024 yılı verilerine göre yaklaşık 3 milyon Filistinli yaşarken, İsrailli nüfusu 500 bini aşmış durumda. Peace Now (Barış Şimdi) hareketinin verilerine göre, Batı Şeria’da 141 yasa dışı yerleşim ve 224 kaçak yerleşim yeri bulunuyor.
Doğu Kudüs hariç toplamda 365 yasa dışı Yahudi yerleşimi mevcut. İsrail hükümeti, bu “kaçak yerleşim” yerlerine sık sık tek taraflı onay veriyor. Uluslararası hukuka göre, İsrail’in işgal ettiği topraklarda kurduğu Yahudi yerleşim birimleri yasa dışı kabul ediliyor.
Birleşmiş Milletler (BM), işgal altındaki Filistin topraklarındaki yerleşim faaliyetlerini uluslararası hukuka aykırı görüyor. BM, bu faaliyetlerin iki devletli çözüm ihtimalini zayıflattığı uyarısında bulunuyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]