Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 20 Mayıs Dünya Arı Günü vesilesiyle yayımladığı mesajında, arıların ve diğer tozlayıcıların ekosistem, biyolojik çeşitlilik ve gıda güvenliği için taşıdığı önemi vurguladı. Tozlaşmanın büyük bir kısmının arılar ve diğer polinatörler tarafından sağlandığını belirten Yumaklı, arıcılık faaliyetlerinin yalnızca bal üretiminden ibaret olmadığını, aynı zamanda sürdürülebilir tarımın ve gıda arz güvenliğinin temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.
Yumaklı, Türkiye’nin zengin bitki örtüsü, çeşitli iklim bölgeleri ve yüksek genetik çeşitliliğe sahip arı nüfusuyla dünya arıcılığında önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Her yıl Türkiye’de düzenlenen Dünya Arı Günü etkinlikleriyle arıların tarımsal üretimdeki kritik rolü, arı ürünlerinin ekonomik değeri, arıcılığın sürdürülebilirliği ve geliştirilmesi konusunda toplumsal farkındalığın artırılmasının hedeflendiğini aktardı.
Bakan Yumaklı, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ülkede 96 bin 646 arıcılık işletmesi ve 8 milyon 817 bin 155 arılı kovan bulunduğunu, 2025 yılında 97 bin 253 ton bal üretildiğini açıkladı. Bingöl ve Yenice ıhlamur ballarının AB’den coğrafi işaret aldığına dikkat çeken Yumaklı, Türkiye’de 39 coğrafi işaretli bal çeşidi bulunduğunu vurguladı.
Bakan Yumaklı, Türkiye’nin arıcılık potansiyeliyle dünyada koloni sayısı ve bal üretiminde ilk üç ülke arasında yer aldığını belirtti. Ayrıca dünya çam balının yaklaşık yüzde 90’ının Türkiye’de üretildiğini ve bunun yüzde 70-80’inin Muğla ilinde gerçekleştiğini paylaştı.
Arıcılara sunulan destekler hakkında da bilgi veren Yumaklı, arıcılara yönelik çeşitli desteklerin sağlandığını ve arıcılığın geliştirilmesi için çalışmaların sürdüğünü aktardı. Ayrıca yerli arı ırklarının korunması ve geliştirilmesi amacıyla üniversiteler ve arı yetiştiricileri birlikleriyle işbirliği içinde ıslah çalışmalarının yürütüldüğünü belirtti.
Bakan Yumaklı, damızlık ana arı üretiminin artırılması, bölgesel ekotiplerin korunması ve genetik saflığın devam ettirilmesi gibi konularda yapılan çalışmalarla arıcılık sektörünün sürdürülebilirliğinin güçlendirileceğini ve ülkenin damızlık ana arı üretiminde lider konuma geleceğini vurguladı. Bu çerçevede ulusal damızlık sisteminin devreye alınmasıyla sektörde verimliliğin artırılacağını ve arı ıslah programlarının daha etkin bir şekilde yürütüleceğini belirtti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]