Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, 22 Mayıs Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, bu özel günün tüm yaşam formlarının değerini vurgulamayı ve küresel farkındalık oluşturmayı amaçladığını belirtti. Yumaklı, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin çeşitliliğin korunması, sürdürülebilir kullanımı ve genetik kaynaklardan elde edilen faydaların adil paylaşımını hedeflediğini vurgulayarak, Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Günü’nün bu yılki temasının “Küresel Etki İçin Yerel Hareket” olduğunu açıkladı.
Yumaklı, yerel düzeyde atılan adımların küresel biyolojik çeşitlilik kaybını durdurmak için önemli olduğunu belirterek, ülkeler için belirlenen biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik küresel hedeflere uyum sağlanmasının önemine dikkat çekti. Kunming-Montreal Küresel Biyolojik Çeşitlilik Çerçevesi’ni biyolojik çeşitlilik kaybını durdurmayı ve doğayla uyumlu bir dünya yaratmayı amaçlayan küresel bir yol haritası olarak tanımlayan Yumaklı, bu çerçevede Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi kapsamında ülke genelinde biyolojik çeşitlilik unsurlarının envanterinin oluşturulduğunu ve güncellendiğini belirtti.
Türkiye’nin coğrafi ve iklimsel özellikleri sayesinde son derece zengin bir biyolojik çeşitliliğe sahip olduğunu vurgulayan Yumaklı, ülkenin Avrupa-Sibirya, Akdeniz ve İran-Turan olmak üzere üç farklı biyocoğrafik bölge ile bu bölgelerin geçiş zonlarına sahip olduğunu ve bu özellikleriyle adeta küçük bir kıta özelliği taşıdığını ifade etti. Türkiye’nin sahip olduğu biyolojik çeşitliliğin korunması amacıyla yürütülen Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi kapsamında 918 konu uzmanının çalıştığını, 25 bin adam/gün arazi çalışması gerçekleştirildiğini ve Nuh’un Gemisi Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Veri Tabanı’na 2 milyon verinin aktarıldığını belirtti.
Kaynak metinde ayrıca biyolojik çeşitlilikteki kayıpların belirlenmesi ve nesli tehlike altındaki türlerin korunması için yürütülen çalışmalardan da bahsedilmiştir. Türkiye’de önemli türlerin belirlenmesi ve korunması amacıyla 103 tür eylem planının hazırlandığı ve türlerin durumunun titizlikle takip edildiği belirtilmiştir. Ayrıca, nadir bitki türlerinin korunması için Elazığ’da Doku Kültürü Laboratuvarı ve sera kurulduğu ve Biyolojik Çeşitliliğe Dayalı Geleneksel Bilgi Yönetim Sistemi’nin oluşturulduğu bilgisi paylaşılmıştır.
Biyokaçakçılıkla mücadele konusunda da önemli adımlar atıldığı belirtilen metinde, Türkiye’nin genetik kaynaklarının korunması amacıyla kolluk kuvvetleri ve vatandaşların bilinçlendirildiği vurgulanmıştır. Biyokaçakçılıkla Mücadele Bilgi Sistemi’nin kurulduğu ve biyokaçakçılık suçu işleyen kişilere idari para cezaları uygulandığı ifade edilmiştir.
Son olarak, Türkiye’nin karasal, iç su ve deniz alanlarında istilacı yabancı türlere karşı yürütülen projelerden de bahsedilen kaynak metinde, Türkiye’nin ekosistemlerini ve insan sağlığını tehdit eden yabancı türlere karşı yürütülen çalışmaların önemi vurgulanmıştır. Deniz habitatlarının korunması amacıyla başlatılan projenin devam ettiği ve Ulusal İstilacı Yabancı Türler Strateji ve Eylem Planı’nın tamamlandığı belirtilmiştir.
Reklam & İşbirliği: [email protected]