Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ABD Başkanı Donald Trump’ın ev sahipliğinde gerçekleşen 3’lü zirvenin ardından ortak deklarasyona imza attı. Bu deklarasyon kapsamında, Ermenistan ile Zengezur Koridoru’nun geliştirilmesi konusunda uzun vadeli bir anlaşma yapıldı. Anlaşmaya göre Azerbaycan, Ermenistan’ın egemenliğine saygı gösterirken, Nahçıvan’a tam erişim sağlanacak.
ABD’nin arabuluculuğunda imzalanan anlaşma ile gündeme gelen Zengezur Koridoru, Türkiye için önemli bir fırsat sunuyor. Bu koridor, enerji, ulaştırma ve dijital altyapı açısından Türkiye’ye yeni entegrasyon imkanları sağlayacak. Türkiye’nin bölgesel lojistik ve ticaret stratejileri açısından kritik bir rol üstlenecek olan Zengezur Koridoru, ülkeyi bölgesel enerji ve iletişim geçidi haline getirebilir.
Zengezur Koridoru, Türkiye için transit taşımacılıkta maliyet ve süreyi azaltacak önemli bir unsur olacak. Koridorun Türkiye’nin Orta Koridor kapsamındaki Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattıyla entegrasyonu, ülkeyi küresel tedarik zincirlerinde merkezi bir aktör haline getirebilir. Bu durum İstanbul ve Mersin limanları üzerinden Avrupa pazarına açılan Türk lojistik sektörüne rekabet avantajı sağlayabilir.
Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Başkanı Bilgehan Engin’e göre, Zengezur Koridoru Türkiye için sadece ticari değil, jeoekonomik anlamda da büyük değer taşıyor. Bu koridor, Türkiye’nin Avrasya’daki merkezi konumunu güçlendirecek ve Türk dünyasının ekonomik ve kültürel olarak daha yakınlaşmasını sağlayacak.
Zengezur Koridoru’nun potansiyelinden tam anlamıyla yararlanabilmek için stratejik adımların hayata geçirilmesi gerekiyor. Bölgesel altyapı uyumunun hızla sağlanması, gümrük sistemlerinde dijital entegrasyonun tamamlanması ve lojistik kapasitenin artırılması gibi adımlar, Türkiye’yi bölgesel lojistik üssü haline getirebilir.
UTİKAD Başkanı Engin, Zengezur Koridoru’nun Türkiye’nin lojistikte lider bir ülke olma hedefi için stratejik bir kapı olduğunu vurgulayarak, koridorun sadece yük taşımakla kalmayıp kültürleri, ekonomileri ve stratejik ortaklıkları birbirine bağlayacağını belirtti. Türkiye’nin bu süreci jeoekonomik hassasiyetlerle yöneterek stratejik özerkliğini koruması gerektiğini ifade etti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]