Yoğun deniz anası kütlesi, bir nükleer santralin soğutma suyu pompalama istasyonlarını tıkayarak tesisin üretimini tedbir amaçlı durdurdu. İşletmeci firma EDF, 11 Ağustos 2025’te de benzer bir deniz anası istilası nedeniyle dört ünitesini kapatmak zorunda kalmıştı. Bu tekrarlayan durum, iklim değişikliğinin etkilerini bir kez daha gündeme getirdi.
EDF’nin, geçtiğimiz yıl yaşanan olayın ardından yüz binlerce avro harcayarak benzer bir durumu önlemeye çalıştığı ancak engellenemediği bildirildi. Uzmanlar, yükselen deniz suyu sıcaklıklarının deniz analarının beslendiği plankton miktarını artırdığını ve üreme döngülerini hızlandırdığını belirtiyor. Bu durum, deniz anası popülasyonlarında ciddi artışlara yol açıyor.
Santral yönetimi, tesis çevresine balıkçı tekneleri konuşlandırarak deniz anası kütlelerini uzak tutmaya çalıştığını duyurdu. EDF, nükleer santralin önümüzdeki günlerde tam kapasiteye döneceğini öngörüyor.
Doğanın insan altyapısını ve bilimsel tesisleri aksattığı tek olayın deniz anaları olmadığı vurgulandı. Amerika Birleşik Devletleri’nin Connecticut eyaletinde bir rakun, elektrik trafosuna girerek binden fazla elektrik kesintisine ve 2 bin 500’den fazla abonenin elektriksiz kalmasına neden oldu.
Washington’daki Yerçekimsel Dalga Gözlemevi’nde (LIGO) ise buz tutan soğutma borularını gagalayan kuzgunlar, hassas ölçüm cihazlarında veri bozulmalarına yol açtı. Benzer şekilde, CERN’deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nda soğutma sistemlerine düşen bir ekmek parçası yüzünden elektrik kesintisi meydana geldiği kaydedildi.
Uzmanlar, bu tür vakaların insan faaliyetlerinin doğal yaşama müdahalesinin ve yaşam alanlarını değiştirmesinin bir yansıması olduğunu ifade ediyor. İnsan yapımı sistemlerin, doğal ekosistemlerle giderek daha fazla etkileşime girdiğini belirtiyorlar.
Reklam & İşbirliği: [email protected]